1889 yılında İngiliz fizyolog Eduard Brown-Se-guard kendisine köpek testisi özünü enjekte ederek, yaşlanmanın çaresini bulduğunu ilan etti. Aslında bilimsel bir dağın temilini atmıştı. Yaşlanmada iç salgı ve hormonların etkisini inceleyen endokrinoloji böyle kurulmuş oldu.
1908 yılında bağışıklık konusunda Nobel ödülü kazanan İlya Metschnikow, uzun yaşama konusunda ilk kitabını yazdı. “The Prolongaiton Of Life” adlı bu kitapta, yaşlanmanın yavaşlamasının yoğurt yemekle veya kalın bağırsağın alınmasıyla sağlanabileceği tezini ortaya attı.
Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren yaşlanmayla ilgili bilimsel çalışmalar büyük bir hız kazandı. Hücre deney tüpüne alındı ve çeşitli ortamlarda incelendi. Devamını okumak için tıklayın
“Sağlık, hiç kimsenin kesin olarak güvenemeyeceği bir nimettir.”
Derimiz yaşantımızın izleriyle doludur. Bebeklerin derisi yumuşacık, pürüzsüz ve lekesiz. Zaman ilerledikçe pürüzsüz, lekesiz derinin bazı yerlerinde kuruluk bazı yerlerinde aşırı yağlanma gözeneklerde belirginleşme, yer yer katlantı izleri, kırışıklıklar, yer yer kahverengi lekeler, kırmızı lekeler oluşur. Uzun süren kaşıntılı hastalıkların sivilcelerin, hamileliğin, güneşin, mimiklerin izleri gelir yerleşir derimize. Çoğu kez dert olur, bu izler ortadan kalksın diye uğraşırız. Bir gazetede okuduğumuz haberle irkiliriz. Devamını okumak için tıklayın
Saçlarınız için muz; kuru saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika bekledikten sonra durulayın. Sonuca inanamayacaksınız. Saçı yağlı olanlara da bir tavsiyemiz var; aloe vera içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda şampuanı karıştırın. Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu katıp saçınıza uygulayın. En az iki haftada bir bu maskeyi yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.
Cildiniz ve tırnaklarınız için; İçebildiğiniz kadar su için. Cilt bakımı ve sağlıklı saç ve tırnaklar için su içmek şart. Günde en az sekiz bardak su vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlıyor. Su aynı zamanda diyet listelerinin de vazgeçilmez öğesi.
Güzel görünmek için pratik küçük çözümler mevcut Önemli olan bunları doğru zamanda, doğru şekilde uygulamak. İşte güzelliğinize güzellik katacak küçük ama birbirinden Önemli ipuçları:
Akneler için, evde biraz sütle mayaladığınız doğal yoğurdu akneleriniz üzerine sürün. Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça pamukla silin. Ertesi gün akneden eser kalmadığını göreceksiniz.
Toniğinizi kendiniz yapın: Bir çay bardağı içme suyunun içine iki damla mentol ya da lavanta esansı damlattıktan sonra buzdolabında soğutun. Bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma hissedeceksiniz.
“Bedenimizde görülen bazı hastalıklar, ruhlarımızda saklanan hastalıkların küçük parçalarıdır”.
Kadınlar için vücudunun en önemli yeri ciltlerdir. Yazın güneş, deniz ve kum… Güneşli yaz günlerini geride bıraktığımız bugünlerde cildin ihtiyaçları da değişiyor. Yaz ayları boyunca cildiniz oldukça yıprandı. Sonbaharın ardından kendini gösterecek olan soğuklara hazır mısınız? Peki cildiniz hazır mı buna?
Vücuda enerji vererek canlandıran güneş, cilde aynı zamanda zarar da verir. Cildi kalınlaştırır ve nemini kaybetmesine yol açar.
Yoğun vücut etkileri azaltsa da sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt için özel bakımlar uygulamak gerekir. İşte yaz sonunda uygulamanız gereken cilt ve yüz bakım önerileri.
Yüzünüzdeki ölü hücre tabakasından kurtulmak için cilt tipinize uygun bir peeling seçmelisiniz. Fakat cildiniz akneli ise bu bölgelerin üzerine peeling uygulamaktan kaçının. Vücut derisindeki ölü hücrelerin atılması için de kese uygulayabilirsiniz. Gözeneklerinizin açılması, yaz ayları sonunda çok Önemlidir. Cilt böylelikle ölü hücrelerden arınarak nefes alır.
Yüzün gençliği ve diriliği için profosyonel ellerden de yararlanabilirsiniz. Güzellik merkezlerinde yapılan bakımlar yalnızca ürün uygulamaları ile kalmıyor, yapılan masaj ve uygulama teknikleri ile kişiyi ruh, zihin ve bedenin dengelendiği bir huzura kavuşturuyor.
Eller de güneş, rüzgar ve soğuktan yıpranır, lekeler oluşabilir, kuru ve buruşuk bir görünüme bürünebilir. Bunun için ellerin de bakımına özen gösterilmesi gerekir. Eller, düzenli olarak temizlenmeli, yüzeyindeki ölü hücreler atılmalı ve besleyici kremler sürülmeli. Devamını okumak için tıklayın