Cilt, sahip olduğu 5,7′lik p-H değeriyle hafif ekşi bir tada sa­hiptir. Asidik koruma mantosuyla da yabancı maddelerin vücu­da girmesini engelliyor. Cildin belirli maddeleri ayrıştırma özel­liği sayesinde de vücuttaki kan dolaşımı ve vücut ısısı sağlıklı bir şekilde sağlanmış oluyor. Önemli bir fonksiyon olan ter üretimi ise cildin fazla ısınmasını engelliyor. Bir insan gün içinde terle­me yoluyla ortalama 10 litreye yakın su kaybedebiliyor. Terle birlikte mineraller de vücuttan atılıyor.

Vücudumuz aynı zamanda dışarıdan alımlara da açıktır. Her ne kadar dış etkenlere karşı koruma duvarı oluştursa da saç diplerindeki foliküller, sağlıklı bir ciltte çözünerek daha derin cilt tabakalarına ulaşabiliyor. Eğer cilt zarar görmüşse, yabancı maddelerin küçük sıyrıkların içinden vücuda sızması da müm­kündür. Cilt yüzeyine sürülmüş birtakım ilaçların cilt yoluyla yine organizmaya oradan da iç organlara dek ulaştığı araştır­malarla kanıtlanmış. Aslında bu sonuç birçok cilt hastalığının tedavi süreçlerinde olumlu anlamlar taşımaktadır.

Cilt, çok yönlü görevlerini yürütebilmesi için birçok tabaka­dan oluşmuştur. Mikroskopik yapı olarak adlandırılan hassas tabakanın yapısını özellikle ellerde görmek mümkün olur. Elle­rin iç kısmı dışında ayak topukları da cildin tüy olmayan tek bölgesidir. Vücudun geri kalan kısmı ise tamamen tüylerle kap­lıdır. Her cilt tipi genetik olarak belirlenmiş olduğundan hiç kimsenin cildi diğerininkine benzemez.


Bu yazı 435 kere okunmuş







Bunları okudunuz mu?
  • Saç Dökülmesini Önlemek
  • Erkek cildinin avantajı
  • Urlar Ve Çıbanlar İçin Merhem
  • Bitkisel Banyo - Sauna
  • Nemlendirme Ve Parlaklık İçin Gül Maskesi
  • Bitkisel Buhar Banyosu
  • Dulavrat Oyu Yağı
  • Saçları Kuvvetlendirmek
  • Soğuk Algınlığını Önleyen Macun
  • A'dan Z'ye Güzellik