Beden sağlığının en önemli uzantılarından biri olan genler dışında fiziksel faktörler de yaşlanma sürecinde önemli bir rol üstleniyor.
Biliyor musunuz, aslında yaşlılık fiziksel olarak cildimizde başlamadan önce düşüncelerde kendini gösteriyor. Ne kadar olumsuz düşünürsek ve kendimi yaşlı hissedersek vücudun yaşlılık süreci de o derece erken başlıyor.
Beynimizde oynattığımız sinema sahip olduğumuz düşüncelerin zaman içinde yaşlanmayı geciktirdiğini ortaya koyuyor. Devamını okumak için tıklayın
Doğayla iç içe yaşayan halklar, egzotik bitkilerin güzellikleri üzerindeki etkilerini biliyor. Parlak saçlarını ve ışıldayan ciltlerini işte bu bitkilerin güçlerine borçlular. Kozmetik laboratuvarları da onların bu doğal reçetelerinden yola çıkarak modern bakım ürünlerini geliştirme yolunu seçiyorlar. Hindistancevizi-nin yüzde 70′i yağdan oluşuyor. Ve bu yağ cildin kendi yağıyla büyük benzerlikler taşıyor. Güneşten yanmış hassas ciltleri tedavi ediyor, kurumuş saç uçlarını ve solgun ciltleri eski sağlığına kavuşturuyor, ellere ve ayaklara banyo yağı olarak hizmet ediyor. Kremlerin içeriklerinde yer aldığında ise pürüzsüz görünümlerine yardımcı oluyor. Devamını okumak için tıklayın
Doğal güzellik elementleri doğu ülkelerinde uzun ve köklü bir geleneğe sahiptir. Özellikle son yıllarda da Batı’daki bilim adamları tarafından da keşfedilen etkileri bakım ürünlerinde kullanılarak kendini gösteriyor. Bağ dokusu, saçlar ve tırnaklar üzerinde etkili olan bambu bitkisi, güçlendirici, gerginleştirici, nem kaybını koruyucu ve cilt yaşlanmasını önleyici özellikleriyle inanılmaz bir güzellik iksiri olarak karşımıza çıkıyor. Yağ içinde preslenen kamelya tohumlarıyla Asyalı kadınlar yüzyıllardır pürüzsüz tenlerini koruyorlar. Esansiyel yağ asitlerin nem kaybını önleyici etkisi kuru ciltlerde dahi hücre yenilenmesini sağlıyor. Ginkgonun bileşimindeki etkili maddeler ise kan dolaşımını hızlandırır ve cilde sağlık katıyor. Devamını okumak için tıklayın