Yüzünüzdeki ölü hücre tabakasından kurtulmak için cilt tipinize uygun bir peeling seçmelisiniz. Fakat cildiniz akneli ise bu bölgelerin üzerine peeling uygulamaktan kaçının. Vücut derisindeki ölü hücrelerin atılması için de kese uygulayabilirsiniz. Gözeneklerinizin açılması, yaz ayları sonunda çok Önemlidir. Cilt böylelikle ölü hücrelerden arınarak nefes alır.
Yüzün gençliği ve diriliği için profosyonel ellerden de yararlanabilirsiniz. Güzellik merkezlerinde yapılan bakımlar yalnızca ürün uygulamaları ile kalmıyor, yapılan masaj ve uygulama teknikleri ile kişiyi ruh, zihin ve bedenin dengelendiği bir huzura kavuşturuyor.
Eller de güneş, rüzgar ve soğuktan yıpranır, lekeler oluşabilir, kuru ve buruşuk bir görünüme bürünebilir. Bunun için ellerin de bakımına özen gösterilmesi gerekir. Eller, düzenli olarak temizlenmeli, yüzeyindeki ölü hücreler atılmalı ve besleyici kremler sürülmeli. Devamını okumak için tıklayın
Günümüzün en güzel yılları olarak 50′li yaşlar gösteriliyor. Gerçekten de doğru. 50′nin üzerindeki birçok kadın, kendini 30′larımn sonlarındaki kadınlar kadar fit hissediyorlar. Bu duygunun uzun bir süre kalıcılığını sağlamak için yapıcı cilt bakımları, akıllı makyaj seçimleri, güzel saçlar ve yumuşak fitness hareketleri gençliğin en önemli kaynakları olarak öne çıkıyor.
Yağ üretiminin önemli ölçüde azalmasından dolayı cilt artık 50′lerden itibaren sıkılığını ve elastikiyetini kaybediyor. Kan damarları daralıyor, bu yüzden de hücreler besin ve oksijenle yeterince beslenemez hale geliyor. Devamını okumak için tıklayın
Beslenmede uzun zamandır hayvansal gıda yerine kullanılan ve özellikle vejetaryenlerin vazgeçilmez besin kaynağı soya, tam 4 bin yıllık bir geçmişe sahip. Soya sütü, soya filizi ve tofu son yıllarda sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez üçlüsü. Biyolojik yapısıyla öne çıkan bir bitki olarak soya sadece besinsel değerleriyle değil aynı zamanda bileşimindeki vitaminler ve minerallerle pürüzsüz bir cilt ve sağlıklı saçlar için de bir numara. Yapılan araştırmalar, soya tüketimleriyle batının da ilgisini çeken Asyalıların, menopoz dönemlerini neredeyse hiç şikayetsiz geçirmelerini ve genç görünümlerini soyaya borçlu olduklarını ortaya koyuyor. Devamını okumak için tıklayın
El kremleri, şampuanlar hatta tıraş ürünleri onun rahatlatan ismiyle insanlar tarafından güvenilir olarak biliniyor. Geçmişte ürünlerin bileşimindeki listenin son sırasında yer alan bu mucizevi bitki, günümüzde garantili bakımın anahtar maddesi olarak öne çıkarılıyor. Tıpkı çölde yetişen kaktüsün suyu depoladığı gibi aloe vera da insan cildini kurumaktan koruyor.
Uzun yıllardır bilinen aloe vera bitkisi, son yılların en gözde bitkileri arasında bileşimindeki yüksek değerli maddeler bakım ürünlerinde çok yönlü olarak kullanılabiliyor. Bilinen 3 bin aloe çeşidi arasından cilt ve organizma üzerinde etkili olan “Aloe bardadensis miller” türüdür. Gerçek aloe vera bitkisi kaktüse çok benziyor. Bilimadamları bu bitkinin şeffaf yapraklarında çok sayıda etkili madde olduğunu keşfetmişler. Vitaminler, mineraller, enzimler, amino asitleri ve esansiyel yağ asitleri…
Devamını okumak için tıklayın
Klasik üzüm kürünü hepimiz biliyoruz: Gün içinde tüketilen 500 gr. üzüm hem sağlıklı oluşu hem de fazla kalori içermeme-siyle özellikle diyetlerde en sık önerilen meyveler arasındadır. Ayrıca üzüm barsakları temizleyici özeliğinin yanı sıra zayıflatıyor ve vücuda boşaltım kolaylığı sağlıyor.
Üzüm salkımındaki her bir üzümün gerçek birer enerji deposu olduğunu biliyor muydunuz? Bu tatlı meyve taneleri A,B,E ve C vitaminlerinin dışında fosfor, kalsiyum, demir ve magnezyum gibi değerli maddeler içeriyor. Buna karşın bileşimindeki sınırlı yağ oranı sağlık ve güzellik için mükemmel bir kombinasyon oluşturuyor. Bolca üzüm tüketmenin vücudun kendi bağışıklık ve sinir sisteminin düzene girmesine yardım ederken duyu organlarının da fonksiyonlarını düzenleyecek kadar geniş bir etkisi bulunuyor.
Devamını okumak için tıklayın
Doğayla iç içe yaşayan halklar, egzotik bitkilerin güzellikleri üzerindeki etkilerini biliyor. Parlak saçlarını ve ışıldayan ciltlerini işte bu bitkilerin güçlerine borçlular. Kozmetik laboratuvarları da onların bu doğal reçetelerinden yola çıkarak modern bakım ürünlerini geliştirme yolunu seçiyorlar. Hindistancevizi-nin yüzde 70′i yağdan oluşuyor. Ve bu yağ cildin kendi yağıyla büyük benzerlikler taşıyor. Güneşten yanmış hassas ciltleri tedavi ediyor, kurumuş saç uçlarını ve solgun ciltleri eski sağlığına kavuşturuyor, ellere ve ayaklara banyo yağı olarak hizmet ediyor. Kremlerin içeriklerinde yer aldığında ise pürüzsüz görünümlerine yardımcı oluyor. Devamını okumak için tıklayın