Bacaklarınızda geceden kalan yorgunluktan ve ağrılardan kurtulmak için serinletici ayak jelleriyle kan dolaşımını harekete geçirmeniz mümkün.
Sabah saatleri hem cilt hem de saçlar için en mükemmel zamanlardan biridir. O zaman haydi, miskinlikten kurtulmanın, uzun yaz günlerinin tadına varmanın tam zamanı…
Uzun gecelerden biriydi yine yaşadığınız. Sabah uyandığınız ve aynaya baktığınızda kendini tanıyamadınız. Gözlerinizin altı morarmış, cildiniz matlatmış ve yüzünüz şişmiş… Devamını okumak için tıklayın
Eğer cildinizde akne ya da siyah noktalarla ilgili sorunlar yaşıyorsanız, o zaman öncelikli yapmanız gereken asla yüzünüzle oynamamanız. Siyah noktalar için en pratik çözümlerden biri eczanelerde kolaylıkla bulabileceğiniz burun, çene ve alın için ayrı şekillerde satılan cilt bantları. Bant kullanmadan önce cildinizi hafifçe nemlendirin, bantı siyah noktaların yoğun olduğu bölgeye yapıştırın ve kısa bir süre bekleyip çekin. Birinci aşamada gözenekler içinde birikmiş kir banta yapışarak cilt yüzeyinden ayrılacaktır. İkinci aşamada ise cildinizi antibakteriyel bir mendil ile temizlemeniz ya da yüzünüzü ılık suyla durulamanız gerekiyor.
35 yaşından itibaren cildin en fazla elastikiyet kaybı yaşadığı ve kırışıklıkların en çok görüldüğü boyun bölgesinin bakımını düzenli olarak yapmak gerekiyor.
En etkilisi ise yağ bakımlarıdır: Üç çay kaşığı ısıtılmış badem, avokado, ayçiçek, zeytin ya da buğday tohumu yağı aynı miktarda sıvı bal ile karıştırın. Bir fırça yardımıyla çene ve boşun bölgesine iyice yedirin. İşlem sonrasında o bölgeyi nemli bir havluyla kapatın. Yarım saat sonra etkisini göreceksiniz.
Ambalajların üzerindeki son kullanma tarihleri açılmamış ürünler için geçerlidir. Kullanmaya başladığınız kremlerin kapaklarını dikkatlice kapatmayı ve ürünü üç ay içinde tüketmeyi ihmal etmeyin, özellikle de oda sıcaklığında saklıyorsanız. Çünkü ortam ne kadar sıcaksa bakterilerin oluşma riski de o kadar fazladır. Doğal kozmetikler de ise risk oranı daha da artar. Kendi imalatınız olan kremleri ise anında kullanmalı ya da dondurmaksınız.
Günümüzün en güzel yılları olarak 50′li yaşlar gösteriliyor. Gerçekten de doğru. 50′nin üzerindeki birçok kadın, kendini 30′larımn sonlarındaki kadınlar kadar fit hissediyorlar. Bu duygunun uzun bir süre kalıcılığını sağlamak için yapıcı cilt bakımları, akıllı makyaj seçimleri, güzel saçlar ve yumuşak fitness hareketleri gençliğin en önemli kaynakları olarak öne çıkıyor.
Yağ üretiminin önemli ölçüde azalmasından dolayı cilt artık 50′lerden itibaren sıkılığını ve elastikiyetini kaybediyor. Kan damarları daralıyor, bu yüzden de hücreler besin ve oksijenle yeterince beslenemez hale geliyor. Devamını okumak için tıklayın
Aslında her insan metabolizması kadar gençtir. Metabolizmayı da hareketli tutmak için haftada en az 1500 kalori yakabileceğiniz bir spor türünü düzenli olarak yapmanız gerekiyor. Bu da 90 dakikalık bir yürüyüş ya da yoga gibi hem bedeni hem de ruhu canlı tutan yumuşak bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Kendinizi yoğun stresli hissettiğiniz dönemlerde vücudun eksikliğini hissettiği vitamin, mineral ve yağ içeren kapsülleri kullanmak mümkün.