Eğer güzel bir cildin sırrı bir şişede değilse, sonsuz güzelliğin sırrı nerede yatıyor? Öncelikle cildinizin güzel olması sağlıklı olmasına bağlı. Sağlık ve güzellik birbirine çok sıkı bağlı iki kavram. En son ne zaman sağlıksız, ama cildi ışıl ışıl parlayan birini gördünüz? Cildinizin güzelliği ve sıkılığı doğrudan ne yediğinize bağlı, çünkü deri hücreleriniz her ay ölenlerin yerine yenilerini koymak için çalışıyor ve bunun için besinlere ihtiyaç duyuyor. Yapacağınız hiçbir makyaj sağlıksız, kuru bir cildin görüntüsünü kapatamaz. Deri hücrelerinizin oksijen ve besin açısından zengin kan desteğine, mineral yapıcı bloklara, proteine ve faydalı yağlara fazlasıyla ihtiyacı vardır. Devamını okumak için tıklayın
Beslenmede uzun zamandır hayvansal gıda yerine kullanılan ve özellikle vejetaryenlerin vazgeçilmez besin kaynağı soya, tam 4 bin yıllık bir geçmişe sahip. Soya sütü, soya filizi ve tofu son yıllarda sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez üçlüsü. Biyolojik yapısıyla öne çıkan bir bitki olarak soya sadece besinsel değerleriyle değil aynı zamanda bileşimindeki vitaminler ve minerallerle pürüzsüz bir cilt ve sağlıklı saçlar için de bir numara. Yapılan araştırmalar, soya tüketimleriyle batının da ilgisini çeken Asyalıların, menopoz dönemlerini neredeyse hiç şikayetsiz geçirmelerini ve genç görünümlerini soyaya borçlu olduklarını ortaya koyuyor. Devamını okumak için tıklayın
El kremleri, şampuanlar hatta tıraş ürünleri onun rahatlatan ismiyle insanlar tarafından güvenilir olarak biliniyor. Geçmişte ürünlerin bileşimindeki listenin son sırasında yer alan bu mucizevi bitki, günümüzde garantili bakımın anahtar maddesi olarak öne çıkarılıyor. Tıpkı çölde yetişen kaktüsün suyu depoladığı gibi aloe vera da insan cildini kurumaktan koruyor.
Uzun yıllardır bilinen aloe vera bitkisi, son yılların en gözde bitkileri arasında bileşimindeki yüksek değerli maddeler bakım ürünlerinde çok yönlü olarak kullanılabiliyor. Bilinen 3 bin aloe çeşidi arasından cilt ve organizma üzerinde etkili olan “Aloe bardadensis miller” türüdür. Gerçek aloe vera bitkisi kaktüse çok benziyor. Bilimadamları bu bitkinin şeffaf yapraklarında çok sayıda etkili madde olduğunu keşfetmişler. Vitaminler, mineraller, enzimler, amino asitleri ve esansiyel yağ asitleri…
Devamını okumak için tıklayın
Klasik üzüm kürünü hepimiz biliyoruz: Gün içinde tüketilen 500 gr. üzüm hem sağlıklı oluşu hem de fazla kalori içermeme-siyle özellikle diyetlerde en sık önerilen meyveler arasındadır. Ayrıca üzüm barsakları temizleyici özeliğinin yanı sıra zayıflatıyor ve vücuda boşaltım kolaylığı sağlıyor.
Üzüm salkımındaki her bir üzümün gerçek birer enerji deposu olduğunu biliyor muydunuz? Bu tatlı meyve taneleri A,B,E ve C vitaminlerinin dışında fosfor, kalsiyum, demir ve magnezyum gibi değerli maddeler içeriyor. Buna karşın bileşimindeki sınırlı yağ oranı sağlık ve güzellik için mükemmel bir kombinasyon oluşturuyor. Bolca üzüm tüketmenin vücudun kendi bağışıklık ve sinir sisteminin düzene girmesine yardım ederken duyu organlarının da fonksiyonlarını düzenleyecek kadar geniş bir etkisi bulunuyor.
Devamını okumak için tıklayın
Esansiyel yağlı banyolar özellikle hassas ya da yüzeyinde ölü deri hücresi birikmiş ciltlerde inanılmaz sonuçlar sağlıyor. Yağ cildi kadifemsi bir yumuşaklığa kavuştururken aynı zamanda cildin kendi koruma bariyerini de yeniden güçlenmesine yardımcı oluyor. Örneğin gülyağının yumuşatıcı ve rahatlatıcı etkisi bulunuyor. Zeytinyağı ise antik çağlardan itibaren kadifemsi bir cilt için kullanılıyor. Şeftali yağına gelince; o sertleşmiş dirseklerin gizli silahı. Japon nane yağı ve ardıç, krampları çözücü etkileriyle biliniyor. Kan dolaşımını harekete geçirerek kısa sürede kas ağrılarını gidererek vücudun yeniden hareketlenmesini sağlıyorlar. Kuşburnu ekstresi ise ciltteki pigment lekelerini hafifletiyor ve ölü derileri temizliyor.
Lavanta yağı
Mükemmel bir karışım! 2 yemek kaşığı lavanta yağını 1/8 it bademyağıyla karıştırın. Elde ettiğiniz yağ karışımını banyo ya da duş sonrasında nemli cildinize iyice yedirin.
Portakallı yüz toniği
Canlandırıcı etkili: I portakalın kabuklarını soyun, kalan zarlarını iyice temizleyin ve ince daireler halinde dilimleyin. Portakal dilimlerini yüzünüze yerleştirin ve 20 dakika boyunca bu meyvenin kokusunu içinize çekin.
Devamını okumak için tıklayın