Doğayla iç içe yaşayan halklar, egzotik bitkilerin güzellikleri üzerindeki etkilerini biliyor. Parlak saçlarını ve ışıldayan ciltlerini işte bu bitkilerin güçlerine borçlular. Kozmetik laboratuvarları da onların bu doğal reçetelerinden yola çıkarak modern bakım ürünlerini geliştirme yolunu seçiyorlar. Hindistancevizi-nin yüzde 70′i yağdan oluşuyor. Ve bu yağ cildin kendi yağıyla büyük benzerlikler taşıyor. Güneşten yanmış hassas ciltleri tedavi ediyor, kurumuş saç uçlarını ve solgun ciltleri eski sağlığına kavuşturuyor, ellere ve ayaklara banyo yağı olarak hizmet ediyor. Kremlerin içeriklerinde yer aldığında ise pürüzsüz görünümlerine yardımcı oluyor. Devamını okumak için tıklayın
Doğal güzellik elementleri doğu ülkelerinde uzun ve köklü bir geleneğe sahiptir. Özellikle son yıllarda da Batı’daki bilim adamları tarafından da keşfedilen etkileri bakım ürünlerinde kullanılarak kendini gösteriyor. Bağ dokusu, saçlar ve tırnaklar üzerinde etkili olan bambu bitkisi, güçlendirici, gerginleştirici, nem kaybını koruyucu ve cilt yaşlanmasını önleyici özellikleriyle inanılmaz bir güzellik iksiri olarak karşımıza çıkıyor. Yağ içinde preslenen kamelya tohumlarıyla Asyalı kadınlar yüzyıllardır pürüzsüz tenlerini koruyorlar. Esansiyel yağ asitlerin nem kaybını önleyici etkisi kuru ciltlerde dahi hücre yenilenmesini sağlıyor. Ginkgonun bileşimindeki etkili maddeler ise kan dolaşımını hızlandırır ve cilde sağlık katıyor. Devamını okumak için tıklayın
Kırışıklıklara karşı açılan savaşta, yüksek teknolojili bileşenler içeren biyolojik kremlerin etkisi inanılmaz. Yumuşak, bakım yapan ve her bölgede etkili olan doğal kozmetiğin uygulayıcıları, gülün cilt yüzeyindeki inanılmaz etkisi üzerine yemin ediyor. Çünkü gül cildi soğuktan korurken aynı zamanda kurumasını engelliyor. Kremlerdeki ve spreylerdeki gülsuyu ciltte dengeleyici ve rahatlatıcı bir etki sağlıyor. Gül yağının ise ruhsal açıdan rahatlatıcı etkisi biliniyor. Cildi temizleyici ve tonik etkisi bulunan lavanta yaprakları ekstresi özellikle yağlı ve karma ciltlerde temizleme ürünleriyle öne çıkıyor.
Üzüm, cilt için sadece mükemmel güzellik damlalarının yanı sıra serbest radikallere karşı etkili korumalarıyla ciltte kırışıklıkların oluşmasını engelliyor. Kremlerin içindeki üzüm ekstreleri güneş sonrası ciltte oluşabilecek hasarları önlüyor ve cildin kurumasını engelliyor. Frenk üzümü de küçük görünümüne rağmen küçük kırmızı taneciklerindeki yağ, cildin likid mantosunu güçlendirerek nem kaybını en aza indirir. Ayrıca ciltteki kaşıntıyı hafifleterek hassas ve stresli cildi yatıştırıcı etkisi vardır. Bu arada başka hiçbir meyve mango kadar güneşe karşı bir beta-karoten koruma kalkanı oluştura-mıyor. Mango, ciltte oluşan kırmızılıkları çabucak ortadan kaldırma özelliğiyle öne çıkıyor.
Çok uyumaktan şikayetçi misiniz? O zaman limon, greyfurt ya da portakaldan oluşan bir enerji yardımına ihtiyacınız var demektir. Egzotik içerikli banyo ya da duş ürünleri bedeni dinçleştirmelerinin yanı sıra vücut yorgunluğunun da üstesinden geliyor. Ayrıca turunçgillerde bulunan C vitamini cildin bağ dokusunu güçlendirerek nemlendirme kapasitesini de artırıyor. Meyvelerin asitleri yumuşak bir peeling etkisiyle cilt yapısını yenileyerek tenin yeniden taze bir görünüme kavuşmasını sağlıyor. Cilt yüzeyindeki küçük sivilceler ve biriken kirler de turunçgil ekstreli ürünlerle ortadan kalkıyor.
Devamını okumak için tıklayın
Tüm doğal besinler cilt için kozmetikte kullanılan bir dizi kimyasal maddeden çok daha yararlı.
Turunçgiller, üzüm, mango ya da zeytinyağı… Her geçen gün daha fazla kadın kozmetiklerin yeni gizli silahına inanmaya başlıyor. Meyveler, cilde sadece nem kazandırmakla ve sarkmış dokuları gerginleştirmekle kalmıyor aynı zamanda vücudumuzun en büyük ve en hassas bu organını önemli besin maddeleriyle destekliyor. Üstelik tüm bu doğal besinler cilt için kozmetikte kullanılan bir dizi kimyasal maddeden çok daha yararlıdır.