Elma, limon, papaya, şeker kamışı ya da şarapta meyve asidi bulunuyor. Meyve asidini ya doğadan almak ya da laboratuvar ortamında oluşturmak mümkün. Asidin en küçük molekülleri şeker kamışında bulunuyor (glikolasitler), bu yüzden cildin meyve asitlerini emmesi de zor olmuyor.

Bilim adamları meyve asitlerinin (Alfa Hidroksi Asitleri, kısa­ca AHA) cildin hastalık derecesinde ürettiği kepekler ve fazla miktardaki nasırlaşmayı durdurduğunu ortaya koydular. Küçük yaralar, siğil, pigment rahatsızlıkları, güneş zararları gibi kepeksi cilt değişimleri AHA’larla tedavi edilebiliyor. Akne sorunların­da asit doğrudan sivilcenin üzerine sürülüyor. Devamını okumak için tıklayın

“İnsan hissettiği yaştadır”… Aslında bu cümlede anti-aging araştırmacılarının vardığı güncel gerçekler yatıyor. Çünkü uz­manlara göre bir insanın kronolojik yaşı biyolojik yaştan çok daha az şey söylüyor.

Biyolojik yaş merhametsizce işlemeye devam ediyor. Özel­likle 25 yaşla birlikte zamanın ilk izleri kendini göstermeye baş­lıyor. Hafıza ve öğrenme hızı düşüyor. 30′ların ortasına doğru yüzde küçük mimik kırışıklıkları görülmeye başlanıyor. Oksijen alışverişi her 10 yılla birlikte yüzde 5 oranında yavaşlıyor. İşte bu dönemde hareketliliğinden hiçbir şey kaybetmeyenler, ger­çek yaşlarını gizlemeyi ve kaslarını güçlü tutmayı başarıyorlar. Devamını okumak için tıklayın

Bazı vitaminler ve doğal asitler erken yaşlanmayla sa­vaşta önemli maddeler arasında değerlendiriliyor. Bunlar ara­sında A,C, E, meyve asitleri ve Co-enzim Q 10′u saymak müm­kündür. Ancak sağlıklı yaşlanmanın yolu yıllara meydan okur­ken atılan doğru adımlardan geçiyor.

Bilindiği gibi cildimiz vücudumuzun en büyük organıdır. Tüm organizmayı kaplıyor ve dış etkilere karşı koruyucu bir gö­rev üstleniyor. Bunlar sıcak, soğuk ya da herhangi bir fiziksel değişim olabilir. Devamını okumak için tıklayın

Yarım avuç lavanta çiçeği, bir avuç civanperçemi ile birlikte sert bir zeminde dövülür. Elde edilen posaya yumurta sarısı ilâve edilerek, krem kıvamına gelinceye kadar badem yağı ile yoğrulur. Hazırlanan karışım bir kavanoza konarak serin bir yerde bekletilir. Ten güzelliğini sağlayan bu kremden, vücuda masaj yapılarak sü­rülür.
Devamını okumak için tıklayın

Hatmi çiçeği kurutularak havanda dövülür. Elenerek elde edilen toz, süt ve salatalık suyu ilâvesiyle pomat kıvamına gelin­ceye kadar yoğrulur. Hazırlanan pomat banyodan bir saat önce cilde sürülür.

Zambak yağı yumurta sarısı ile karıştırılır. Hazırlanan karışı­ma dan unu ilâve edilerek pomat kıvamına gelinceye kadar yoğ­rulur. Elde edilen pomat, badem yağı ile yumuşatıldıktan sonra cilt üzerine masaj yapılarak sürülür.
Devamını okumak için tıklayın

40 yaşını geride bırakanlar için en büyük problem, yüzün sıkılığını ve diriliğini kaybetmesiy­le kaşların yavaş yavaş göz kapaklarının üzerine yığılmaya başlaması.

Bu yaşlardaki kişilerin yapması gereken ilk iş öncelikle kaşlarını çok inceltmekten kaçınmaları, burun köküne yakın kısmı mümkün olduğunca doğal bırakmaları ve şekil vermek için sadece kaşların uç kısımlanyla oynamaları. Böylece göz­lerinin daha çekik görünmesini sağlayabilirler. Nasıl mı? Devamını okumak için tıklayın