Tüm doğal besinler cilt için kozmetikte kullanılan bir dizi kimyasal maddeden çok daha yararlı.

Turunçgiller, üzüm, mango ya da zeytinyağı… Her geçen gün daha fazla kadın kozmetiklerin yeni gizli silahına inanma­ya başlıyor. Meyveler, cilde sadece nem kazandırmakla ve sark­mış dokuları gerginleştirmekle kalmıyor aynı zamanda vücu­dumuzun en büyük ve en hassas bu organını önemli besin maddeleriyle destekliyor. Üstelik tüm bu doğal besinler cilt için kozmetikte kullanılan bir dizi kimyasal maddeden çok daha ya­rarlıdır.

Vücutta da bulunan bir madde olan Q 10, hücreler için ade­ta yenileyici bir madde olarak algılanıyor. Vitamin benzeri Coenzim, hücrenin enerji kazanımında önemli bir rol üstleniyor ve serbest radikallerin nötralize ediyor.

Araştırmacılar son dönemlerde yaşlanma sürecinin Q 10′un hücrelerde azalmasıyla hızlandığını keşfettiler. Ve kremlerdeki Q 10′un vücudun biyolojik saatinin daha yavaş atmasını sağla­dığını ortaya koyuyorlar.

A vitamini
Kozmetik bilimciler rafine bir çalışma­nın sonunda A vitaminli kremleri daha etkili hale ge­tirmeyi başardılar. Etkileri için ise çeşitli çalışmalar devam edi­yor. A vitamini yorgun cilt hücrelerini harekete geçiriyor ve ye­niden düzenli olarak dağılmalarını sağlıyor.
Böylelikle alttan genç hücreler çoğalıyor ve cildin üst taba­kasının bağışıklığını yeniden artırıyor, ten pürüzsüz bir görü­nüm alıyor, genişlemiş kılcal damarlar durduruluyor ve pig­ment lekelerinin renklerinin açılması sağlanıyor.
A vitaminli kremler sadece olgun ve kuru ciltler için değil ay­nı zamanda karma ve yağlı ciltlerde de etkili oluyor. Devamını okumak için tıklayın

Elma, limon, papaya, şeker kamışı ya da şarapta meyve asidi bulunuyor. Meyve asidini ya doğadan almak ya da laboratuvar ortamında oluşturmak mümkün. Asidin en küçük molekülleri şeker kamışında bulunuyor (glikolasitler), bu yüzden cildin meyve asitlerini emmesi de zor olmuyor.

Bilim adamları meyve asitlerinin (Alfa Hidroksi Asitleri, kısa­ca AHA) cildin hastalık derecesinde ürettiği kepekler ve fazla miktardaki nasırlaşmayı durdurduğunu ortaya koydular. Küçük yaralar, siğil, pigment rahatsızlıkları, güneş zararları gibi kepeksi cilt değişimleri AHA’larla tedavi edilebiliyor. Akne sorunların­da asit doğrudan sivilcenin üzerine sürülüyor. Devamını okumak için tıklayın

“İnsan hissettiği yaştadır”… Aslında bu cümlede anti-aging araştırmacılarının vardığı güncel gerçekler yatıyor. Çünkü uz­manlara göre bir insanın kronolojik yaşı biyolojik yaştan çok daha az şey söylüyor.

Biyolojik yaş merhametsizce işlemeye devam ediyor. Özel­likle 25 yaşla birlikte zamanın ilk izleri kendini göstermeye baş­lıyor. Hafıza ve öğrenme hızı düşüyor. 30′ların ortasına doğru yüzde küçük mimik kırışıklıkları görülmeye başlanıyor. Oksijen alışverişi her 10 yılla birlikte yüzde 5 oranında yavaşlıyor. İşte bu dönemde hareketliliğinden hiçbir şey kaybetmeyenler, ger­çek yaşlarını gizlemeyi ve kaslarını güçlü tutmayı başarıyorlar. Devamını okumak için tıklayın

Bazı vitaminler ve doğal asitler erken yaşlanmayla sa­vaşta önemli maddeler arasında değerlendiriliyor. Bunlar ara­sında A,C, E, meyve asitleri ve Co-enzim Q 10′u saymak müm­kündür. Ancak sağlıklı yaşlanmanın yolu yıllara meydan okur­ken atılan doğru adımlardan geçiyor.

Bilindiği gibi cildimiz vücudumuzun en büyük organıdır. Tüm organizmayı kaplıyor ve dış etkilere karşı koruyucu bir gö­rev üstleniyor. Bunlar sıcak, soğuk ya da herhangi bir fiziksel değişim olabilir. Devamını okumak için tıklayın